top of page

ANTIDISCIPLINARY ARTIST DIARY

Yedi

  • 14 Mar
  • 1 dakikada okunur

Kışın son külü şöminede

bir hatıra gibi soğuyor.

Bahar, toprağın altından yükseliyor;

ince bir nabız,

köklerin sessiz ayak sesleri.


Deniz her sabah başka bir yüzle vuruyor kıyıya;

her dalga bir söz,

hepsi de yarım kalmış.


Gün ağarıyor yavaş yavaş,

karanlık hâlâ tenimde.

Gözlerim kısık;

gecenin içinden çıkan

bir baykuş gibi

ışığa alışmaya çalışıyor.


Kuş dört mevsim ötmeyi deniyor;

bazen şarkı,

bazen çığlık,

bazen yalnızca nefes.


İncir ağacı bütün bunlardan habersiz,

sütünü yürütüyor gövdesinde.

Köklerinde tarih var,

dallarında gelecek yok;

sadece şimdi,

sadece meyve.


Haritaların üstünde şehirler yanıyor,

ekranlarda dilsiz bir savaş.

Gökyüzü sanki takvimini kaybetmiş;

hangi ay, hangi acı

artık karışıyor…


Yedi kapı var kalbimde.

Yedi kez aynı soru,

yedi kez aynı gökyüzü.

Yedisi de güneşe açılır.

 
 
bottom of page