top of page

ANTIDISCIPLINARY POETICA

poems by deniz aşık
  • 23 Şub

Hayatın nehirleri arasından

bir soru gibi açılır labirent;

cevabı arayan aklın değil,

yürümeye cesaret eden kalbin önünde.


Bulmaca gibi tüm yollar. 

Bahçe,

bazen sığınak,

bazen kaybolduğun bir koridor.


Harfler yürür duvarların içinde;

Her yol, adını unuttuğu bir dili öğrenir.


Mavi, varlığın kendine verdiği ilk ad; 

suyun rahminde çoğalan,

dibe indikçe sadeleşen.


Beyaz, henüz söylenmemiş bir kapı.

ışığa çıkmayı bekleyen ruhun nefesi…

Dünya hislerini kaybediyor.

Bir virüs;

ilmek ilmek, görünmez bir dikişle

kalabalıkların içine

soğuk bir ip geçiriyor.

Kahkahanın boğazına,

merhametin avucuna,

hatıranın göz bebeğine.

Sonra hepsini aynı renge boyuyor:

donuk.


Ben yine her kış ortası

yolun sonuna varmışım gibi.

Dışarıdaki ıslaklık

yağmur değil; bir yargı.

İnsanın içindeki ışığı

yoklayan soğuk bir hâkim.


Ciğerlerimde o hırıltı:

sanki içimde bir kurt.

Nefesim kendi kendini tırmalıyor.

Rüyalarda hep sınavdayım.

Sabahları öksürürken gelen kan,

kırmızı bir soru işareti.


Göğe açtım ellerimi:

bir umut, bir inanç bekliyorum.

Tanrılar, orada mısınız?

Biri bir işaret çaksın.

En küçük kıvılcım bile yeter…


Kutsal ağacım neredesin?

Evet, bir zamanlar gölgem oydu.

Yaprakları göğe yazılmış dualardı,

rüzgâr okur, ben inanırdım.

Şimdi yaprakları dökülüyor

sanki bir daha çıkmayacakmışçasına;

her düşen yaprakta

bir kelime unutuluyor:

“neden”, “nasıl”, “belki”, 

“amin”…

“Hiçbir hedefin peşinde değilim.”

diye başlar içimdeki ses.

Bu bir boşluk değil,

bir geri çekilmedir.


Bakmak sancılıdır.

Ama başka yol yoktur.

“Olanı görmek istiyorum.”

Ne olması gerektiğini değil,

neye dönüşeceğini hiç değil.


Bulanıklık

kaçış değildir.

Bir ahlâktır.

Dünyayla araya konan

bilinçli bir mesafe.


Yaptığıyla barışmaz.

Çünkü tamamlanmış olan

fazla erken konuşur.

Hiçbir şey bitmez.

Sadece bir yerde bırakılır.


Sessizlikle kalabalık arasında

asılı kalır.

İkisi de kirletir.

İkisi de öğretir.


Bazen yakmak ister.

Bazen silmek.

Çünkü

yıkmak da

devam etmenin bir yoludur.


Umut en yüksek gerilimdir.

Rahatlatmaz.

Ayakta tutar,

huzursuz ederek.


Sonunda şunu kabul eder:

Bitecektir.

Bu bilgi

eli hafifletir,

fazlalıkları alır.


Ve işte tam orada

başlar sanatı.

Ve bakmaya devam etme ısrarı…

bottom of page