top of page

ANTIDISCIPLINARY POETICA

poems by deniz aşık
  • 11 Eyl 2025

Dolunay gölgelendi,

mevsim suskunlaştı.

Yaz, ardında yarım kalmış sözler bırakarak çekiliyor…


Aşık, yolunu bilmeyen bir göçmen —

mevsimden mevsime savruluyor hâlâ.

Ardı sıra sürükleniyor,

günler hızla eksiliyor;

takvim, cellat gibi sayfalarını koparıyor,

ve ben hep gecikiyorum.


Kapımda bankalar,

ciğerimde tütünün hırıltısı,

içimde hesap soran bir kader:

Akıp gidiyor önümden dünya,

Azmağın suları gibi;

tutunacak taş yok,

durduracak el yok.


Başımda dikenli taç

yürümeye devam ediyorum:

Kanayan alnımda

varoluşun tek hakikati…

  • 2 Ağu 2025

Sen yoksan dünya biraz eksik dönüyormuş;

Dönmeye razı olmadığım

bir gezegene tutundum, senin hatrına.

Beni yaşamda tutan ellerin

küçük bir kalbin nabzıyla sarılmıştı geceye.

Birlikte ağladık yıldızlar kayarken,

birlikte uyuduk varlığın kıyısında.

Senin sessizliğin bile bana hep şarkıydı…


Toprağı senin için ellerimle kazdım —

ölümün ellerine değdim,

ama korkmadım,

çünkü sen vardın o an bile,

tıpkı ilk günkü gibi…


İncir yapraklarıyla örttüm bedenini

cennetin dillerinden biriyle.

Şimdi Azmak kıyısında

bir gökyüzü açılıyor üstünde —

ruhunun maviye karıştığını gördüm

ve gözyaşlarımın kutsal olduğunu.


Joana,

sen benim yaralarımın ışığıydın. 

Gecenin ortasında elimi bulan fısıltı…


Farklı çatılar altında sürüp gitti hayatımız —

ben kırık dökük sabahların ardında

ekmeğin suretini ararken,

sen sessizce kapı aralarında beni bekledin.


Sonunda bulmuştum evimizi, bahçemizi,

gökyüzünü, ovayı…

Sakinlikti hayatımız, durulmuş bir nehir gibi,

ve sen

o an gitmeye karar verdin.


Sonsuzluk sana iyi gelecek.

Ben bir süre daha buralardayım,

ama bir gün,

bir gün tekrar görüşeceğiz,

her şeyin sustuğu, ışığın başladığı o yerde…

  • 30 Haz 2025

Cennetimi ellerimle yoğuruyorum;

yalnızlık,

bir yemin artık boynumda.

Bir şiirin ilk dizesi gibi.


Sen,

Avrupa’nın cilalı aynalarında

gününü gün ederken,

Burada içimde bir şair doğurdum.

Köklerimden kan sızdı

mısralara —

senin adını anmadan

yaralarımı kıymete dönüştürdüm.


Bir şair doğuyor içimden,

köklerimden kırılarak,

kendi dilini kurarak.


Edebiyatın taş levhasına

adımı kazıyacağım —

seninle değil,

sana rağmen.


Göğsümde bir yangını taşıyacağım.

Sense zamanın tozuna karışacaksın.

Çünkü ben satırda kalacağım.

Siz paraya taparken,

ben kalbe mühür vuracağım.


Aşık.

Bu soyadı, bir rastlantı değil —

bu, aşkın ateşini taşıyanların

çilesidir.

Ben daha yeni başlıyorum.

Mısralarla

yeni bir çağı başlatıyorum.

bottom of page